26 Mart 2025 Çarşamba

7. Sınıf Türkçe Dersi 2. Dönem 1. Ortak Yazılı Sınav Konu Soru Dağılım Tablosu (MEB-Özgün)

 7. sınıf Türkçe dersi 2. dönem 1. yazılı sınavı (ülke geneli ortak), MEB yayınları ve Özgün yayınlarını kullanan okullar için Ek-3'te verilen konu soru dağılım tablosu göz önünde bulundurularak hazırlanan açık uçlu veya açık uçlu ve kısa cevaplı 7 sorudan oluşacaktır.


7. Sınıf Türkçe Dersi 2. Dönem 1. Ortak Yazılı Sınav Konu Soru Dağılım Tablosu 


Kazanımlar:

-Basit, türemiş ve birleşik fiilleri ayırt eder. 

-Metindeki yardımcı fikirleri belirler. 

-Metinle ilgili soruları cevaplar.

-Okudukları ile ilgili çıkarımlarda bulunur. (Metinlerdeki neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, karşılaştırma, benzetme, örneklendirme, duygu belirten ifadeler ve abartma üzerinde durulur.)

Bu kazanımla ilgili konu başlıklarına ulaşmak için lütfen aşağıdaki bağlantılara tıklayınız. 

Neden-Sonuç, Amaç-Sonuç, Koşul-Sonuç Cümleleri

Karşılaştırma Cümlesi Nedir? Karşılaştırma Cümleleriyle İlgili Örnekler

Duygu Belirten İfadeler

Abartılı İfadeler

-Görsellerle ilgili soruları cevaplar. 

-Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını belirler. 

Bu kazanımla ilgili konu anlatımlarına ulaşmak için lütfen aşağıdaki bağlantılara tıklayınız. 

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Tanımlama Nedir?

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Karşılaştırma

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Örnekleme

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Tanık Gösterme

Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı

-Bilgilendirici metin yazar.


Not: Her kazanımdan 1 soru sorulacaktır.

23 Mart 2025 Pazar

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 10.Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

 Irmak kenarına çeşme yapılmaz:

Zaten var olan ve herkesin işine yarayıp artan şeyin yanına aynı işi görmek üzere bir de daha zayıfını eklemek boşuna yorulmaktır. 


Irmağı geçerken at değiştirilmez:

Tehlikeli bir durum veya zamanda bir yöntemden başka bir yönteme geçilmemelidir. 


İki at bir kazığa bağlanmaz:

Ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kişi bir arada yaşayamaz, bir işi birlikte yapamazlar. 


İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar:

Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer. 


Kadı anlatışa göre fetva verir:

Haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir. 


Kader olmayınca kadir bilinmez:

Kişi talihsiz ise ne kadar iyi insan olursa olsun, değeri bilinmez. 


Kalıp kıyafetle adam adam olmaz:

Gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz. 


Deyimler ve Anlamları 

Karga gibi:

Çok zayıf ve esmer (kimse).


Kargadan başka kuş tanımamak:

Bildiğinden veya öğrendiğinden kesinlikle şaşmamak.


Keklik gibi:

Güzel, alımlı, hareketli. 


Kanı içine akmak:

Derdini dışa vuramamak.


Kanı kurumak:

1. Çok usanmak, çok bıkmak.

2. Bitkin, yorgun, cansız duruma düşmek.


Kan alacak damarı bilmek:

Nereden veya kimden çıkar sağlanabileceğini bilmek.


Kaç baharın yoğurdunu yemek:

Çok yaşamak, ömrü uzun olmak.


Kaynak: TDK 

21 Mart 2025 Cuma

Tanıtma Paragrafı Nedir? Tanıtma Paragrafına Örnek Metinler


Bir kavramın tanımlanması ya da kişi ve nesnelerin tanıtılması amacıyla yazılan paragraf türüne tanıtma paragrafı denir. Tanıtma paragrafları bilgilendirici metinlerde karşımıza çıkar.


Kavramın Tanımlandığı Tanıtma Paragrafları 

Kavramın tanımlandığı tanıtma paragraflarında önce ele alınan kavramın tanımı yapılır, daha sonra uygun örneklerle konu genişletilir. 

Kavramın Tanımlandığı Tanıtma Paragrafına Örnek 

Hoşgörü, yapılan yanlış veya kötü davranışları anlayışla karşılayarak affetme, sert ve katı hükümlü olmama anlamına gelir. Aynı zamanda hoşgörü insan ilişkilerini olumlu yönde etkileyen, insanlar arasında meydana gelebilecek sorunların önüne geçebilen yüce bir duygudur. İnsan, doğası gereği hata yapabilen bir varlıktır. Hata yapan insana karşı sert hükümlü olmamalı, onun bu hatayı tekrarlamayacağına inanarak ona karşı hoşgörülü olmalıyız Hata yapan insan ise karşıdaki kişinin gösterdiği hoşgörüyü olumsuz yönde kullanarak yaptığı hatayı tekrar etmemeye gayret göstermelidir. 


Kişi veya Nesnelerin Tanıtıldığı Tanıtma Paragrafları 

Bir kişinin veya nesnenin tanıtıldığı tanıtma paragraflarında önce tanıtılan kişi veya nesne hakkındaki temel bilgilerle başlanır; ardından ise söz konusu kişi veya nesnenin ayırt edici ve öne çıkan özelliklerinden bahsedilir. 

Kişi veya Nesnenin Tanıtıldığı Paragraf Örneği 

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934’te Kastamonu İnebolu’da dünyaya gelmiştir. Yazdığı eserlerle Türk edebiyatına damgasını vuran yazarın en önemli ve ünlü romanı “Tutunamayanlar"dır. Yazar bu romanda toplum içinde giderek yalnızlaşan aydın tipinin trajik serüvenini Türk edebiyatında daha önce görülmemiş tekniklerle okuyucuya yansıtmıştır. Yazarın “Tutunamayanlar” dışında “Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı, Korkuyu Beklerken”gibi eserleri  de vardır. 13 Aralık 1977’de İstanbul’da yaşamını yitiren yazarın eserleri bugün hâlâ ilgiyle okunmaktadır. 


Yukarıdaki parçada bir kişi (Oğuz Atay) tanıtılmıştır. Parçada Oğuz Atay'ın ayırt edici ve öne çıkan özellikleri okuyucuya aktarılmıştır. 


10 Mart 2025 Pazartesi

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 9. Hafta

 


Atasözleri ve Anlamları 

Aç elini kora sokar:

Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar. 


Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez:

Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.


"Açlıkla İlgili Atasözleri" adlı yazımıza BURADAN ulaşabilirsiniz.


Hacı hacıyı Mekke'de, derviş dervişi tekkede bulur:

Hedefleri, amaçları aynı olanların yolları aynı noktada kesişir. 


Haklı söz, haksızı Bağdat'tan çevirir:

Doğru söz, yanlış yolda çok ilerlemiş kişiyi bile yola getirir. 


Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz:

Çalışanın emeğinin karşılığı verilmelidir. 


Hamala semeri yük olmaz:

İnsana kendi işi ağır gelmez.


Harman dövmek keçinin işi değil:

Önemli işler herkese yaptırılmaz. 



Deyimler ve Anlamları 

Eyere de gelir semere de:

Her işe yarar, her türlü işi görebilir. 

Eyer: Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne. 

Semer: At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. 



Faka basmak:

Aldatılmak, tuzağa düşmek. 

Fak: Tuzak. 



Fora etmek:

Açmak, çözmek.


Gemi azıya almak:

Söz dinlemez olmak:

Gem: Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç. 


Göze göz dişe diş:

Yapılan kötülüğe aynı şekilde karşılık verme, misilleme.


Kaynak: TDK 

8 Mart 2025 Cumartesi

Emeğin ve Çalışmanın Önemini Anlatan Atasözleri



Lokma çiğnenmeden yutulmaz:

"Her iş emekle yapılır" anlamında kullanılan bir söz.


Zahmetsiz rahmet olmaz:

Sıkıntı, güçlük çekmeden iyi ve güzel işler başarılamaz. 


Emek olmadan yemek olmaz:

Yaşayabilmek, harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerekir. 


İşleyen demir pas tutmaz (veya ışıldar):

Tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar. 


Er olan ekmeğini taştan çıkarır:

Azimli kimse geçim yolunu bulmak için en güç işlerle bile uğraşmaktan yılmaz. 


Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir:

Karşılıksız da olsa çalışmak çalışmamaktan iyidir. 


Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar:

Yazın çalışan kışın rahat eder. 


Ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar:

Elinde fırsat varken geleceğini sağlamaya gayret göstermeyip eğlenceye, keyfe dalan kimse sonunda aç kalır ve perişan olur. 


Tarlada izi olmayanın harmanda sözü (veya yüzü) olmaz:

Kendini işe vermeyenden, bir iş üretmeyenden hayır gelmez. 


Kaynak: TDK 


1 Mart 2025 Cumartesi

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 8. Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

 Gel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme:

Çağrıldığın yere gitmekten çekinme, gelme denilen yere de gitme, orada sana ilgi göstermezler. 


Gelin altın taht getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş:

Toplum içine giren bir kimsenin kendi kullanacağı eşyasının değerli olup olmaması başkalarını ilgilendirmez. 


Gem almayan atın ölümü yakındır:

Söz dinlemeyen hırçın kişi, davranışının büyük zararını görür. 


Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir:

İnsan gençliğinde yaptığı şeylerin çoğunu yaşlandığında yapamaz ve gençliğin ne denli değerli olduğunu o zaman anlar. 


Gençlikte para kazan (veya taş taşı), kocalıkta kur kazan (veya ye aşı):

Kişi gençliğinde çalışıp para biriktirmelidir ki ihtiyarlığında çalışamadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin.


Gezen ayağa taş değer (veya dolar):

Gereksiz yere gezen kişi, kendisine zararı dokunacak şeylerle karşılaşır. 


Gezen kurt aç kalmaz:

Geçimini sağlamak için gezip dolaşan, şuraya buraya başvuran kişi aç kalmaz. 


Deyimler ve Anlamları 

Kediye peynir (veya ciğer) ısmarlamak:

Güvenilmeyecek birine saklaması için bir şey bırakmak.


Punduna getirmek:

Bir şeyi yapmak için uygun zamanı ve yeri seçmek. 


NOT: İtalyanca kökenli bir sözcük olan "punt", "Bir şey için uygun zaman, fırsat." anlamına gelir. 


Her aşın kaşığı olmak:

Her şeye karışmak, her şeye burnunu sokmak.


Yandı gülüm keten helva:

"Kaçırılmış bir fırsat" anlamında kullanılan bir söz.


Ayıyı vurmadan postunu satmak:

Henüz ele geçmemiş bir şey üzerinde hesap yapmak.


Burnuna halkayı takmak:

İstediği gibi yönetmek, her istediğini yaptırmak. 


Burnuna karıncalar dolmak:

Ölmek.


Kaynak: TDK 


28 Şubat 2025 Cuma

Açlıkla İlgili Atasözleri


Atalarımızın uzun gözlem ve deneyimleri sonucunda oluşmuş, öğüt veren, az sözle çok şey anlatan özlü sözlere atasözleri denir.

Atasözlerinin Özellikleri

a) Atasözleri anonimdir başka bir deyişle söyleyeni belli değildir ve halkın ortak malıdır.

b) Atasözleri kalıplaşmış sözler olduğu için atasözlerini oluşturan sözcüklerin yeri değiştirilemez ve bu sözcükler başka sözcüklerle değiştirilemez. Örneğin; “Damlaya damlaya göl olur.” atasözünü “Göl olur damlaya damlaya.” ya da “Damlaya damlaya havuz olur.” şeklinde değiştiremeyiz.

c) Atasözleri genel yargılar bildirir. Genel yargılar bildirirken de ders verici bir nitelik taşır.

ç) Atasözleri genellikle mecaz anlamlıdır.


Atasözlerinin tanımını yaptıktan ve özelliklerine değindikten sonra "açlıkla ilgili atasözleri listesi" ne yer verelim:


Acıkan doymam, susayan kanmam sanır:

Bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur. 


Aç elini kora sokar:

Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar. 


Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez:

Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister. 


Aç at yol almaz, aç it av almaz:

İş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız. 


Aç ayı oynamaz:

Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir. 


Aç esner, âşık gerinir:

Herkes içinde bulunduğu koşula göre davranır. 


Aç gezmektense tok ölmek yeğdir:

Yoksulluk ölümden de beterdir. 


Açın gözü ekmek teknesinde olur:

Kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir. 


Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun:

İlişki kuracağımız kimsenin sağlama olanağı bulunmayan şeyi, ona güvenmeden kendimiz sağlamalıyız. 


Açın imanı olmaz:

Aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir. 


Açın karnı doyar, gözü doymaz:

Tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez. 


Açın koynunda ekmek durmaz:

Kazancı yetmeyen kişi, eline geçeni hemen harcar, yarını için bir şey saklayamaz. 


Açın kursağına çörek dayanmaz:

Yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir. 


Aç köpek fırın deler:

Aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder. 


Aç kurt yavrusunu yer:

Aç olan karnını doyurmak için canavarlığın en kötüsünü bile yapar. 


Aç kurt aslana saldırır:

Açın gözü kararmıştır, karnını doyurmak için ölümü bile göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur. 


Açın uykusu gelmez:

Aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 


Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır:

İnsanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar. 

22 Şubat 2025 Cumartesi

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 7. Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

Fare çıktığı deliği bilir:

Bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir. 


Faydasız baş mezara yaraşır:

Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur. 


Fırsat sakal altından geçer:

Fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir. 


Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar:

Talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir. 


Gafile kelam, nafile kelam:

Gaflet uykusunda olan kişiye söz kâr etmez. 


Garibe bir selam bin altın değer:

Yabancı yerde tek başına kalan kimseye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, en büyük iyilik yerine geçer.


Gece gözü, kör gözü:

Geceleyin iyi iş yapılamayacağını anlatan bir söz.


Deyimler ve Anlamları 

Yedi kubbeli hamam kurmak:

Büyük hayaller peşinde koşmak.


Denizdeki balığın karada komisyonculuğunu yapmak:

Gerçekte bulunmayan bir konu üzerinde varmış gibi savunuculuğunu yapmak, hayalî konularda gereksiz söz söylemek. 


Her boyaya girip çıkmak:

Çeşitli işlerde kısa süre de olsa çalışmış olmak.


Cadı kazanı gibi kaynamak:

Dedikodu, kargaşa çok olmak. 


Lügat paralamak:

Konuşma dilinde geçmeyen yabancı kelimeler kullanmak, ağdalı konuşmak. 


Eşeğe gücü yetmeyip semerini dövmek:

Güçlü birine kızıp da ondan alamadığı hıncını çevresindekilerden çıkarmak.


Balık kavağa çıkınca:

"Hiçbir zaman" anlamında kullanılan bir söz.


20 Şubat 2025 Perşembe

5, 6, 7 ve 8. Sınıf Türkçe Dersi Proje Ödevi Örnekleri

 


Aşağıda 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe dersi proje ödevi örneklerine yer verilmiştir. Sınıf seviyesi ya da öğrenci seviyesine göre gerekli gördüğünüz  düzenlemeleri yaparak kullanabilirsiniz.


1)Şehirler Albümü Oluşturma (En az beş şehir seçilip bu şehirler tüm yönleriyle tanıtılacak.)

2)Bir yazarı ya da şairi tanıtma (Bir yazar ya da şair seçilip eserleriyle birlikte tanıtılacak.)

3)Türkçesi Varken Etkinliği (Dilimize yerleşmiş yabancı kökenli kelimelerin yerine Türkçelerini kullanma)

4) Kitap tanıtımı (En az iki kitap seçilir ve okunur. Bu kitaplar verilen forma göre tanıtılır.)

5) Atasözleri Sözlüğü Oluşturma (Alfabetik sıraya göre her harfe beş atasözü denk gelecek şekilde atasözleri sözlüğü oluşturulur.)

6) Deyimler Sözlüğü Oluşturma (Alfabetik sıraya göre her harfe beş deyim denk gelecek  şekilde deyimler sözlüğü oluşturulur.)

7) Şiiri düzyazıya çevirme etkinliği (En az beş şiir seçilir ve bu şiirlerin her biri düzyazı metnine dönüştürülür.)

8) Gerçek anlamlı ve mecaz anlamlı sözcükler bulup bu sözcükleri cümlede kullanma 

9) Vatan sevgisi ya da bayrak sevgisi temalı şiirleri derleme (En az 10 şiir bulunur.)

10) Herhangi bir konuda karikatür yazma 

11)Deyimlerin ortaya çıkış hikâyelerini araştırma 

12) Bilinen bir masalı yeniden kurgulayarak yazma 

13) Noktalama işaretlerinin kullanım alanlarını yazma (Nokta, virgül, soru işareti, ünlem işareti, üç nokta, iki nokta, kesme işareti ve tırnak işaretinin kullanıldığı yerler) 

14) Dilimizde yazım yanlışının en fazla yapıldığı sözcükleri listeleme ve bu sözcüklerin doğru yazımını gösterme 

15) Yazarlar Albümü Oluşturma (En az 10 yazar seçilir ve hayatları ve eserleri hakkında bilgi verilir.)

16) Şairler Albümü Oluşturma (En az 10 şair seçilir ve hayatları ve eserleri hakkında bilgi verilir.)

17) “Atatürk ve Milli Mücadele” temalı beş tane metin bulup bu metinlerden birini sınıfa sunma 

18) Kitap okumanın önemine dair sloganlar bulma ve afişler hazırlama 

19) “Duygularımı Tanıyorum” temalı afişler hazırlama 

20) “Doğayı Koruyorum” temalı metinler albümü oluşturma  (En az beş metin bulunur ve bu metinlerden biri sınıfa sunulur.)


18 Şubat 2025 Salı

Natüralizm Akımı Nedir? Natüralizm Akımının Özellikleri


Realizmin bir üst basamağı olarak ortaya çıkan, realist gözlemciliğe determinizmi de ekleyen edebî akıma natüralizm adı verilir. Natüralizm akımının özelliklerine geçmeden önce “determinizm nedir?” sorusunu cevaplayalım. Determinizm, şu anki olayların daha önceki olayların sonucu olduğunu ve şu anki olayların sonraki olaylara sebebiyet vereceğini öne süren düşünce sistemidir.

“Doğalcılık” olarak da adlandırılan natüralizm akımının bildirisini 1880 yılında Emile Zola kaleme almıştır.

Natüralizm Akımının Özellikleri

1)Realist yazarlar gözleme büyük önem vermişlerdir. Natüralist yazarlar ise eserlerinde deneyi ön plâna çıkarmışlardır. Başka bir deyişle yazar, dış dünyada gözlemlediği olayların kendisinin meydana getirdiği roman dünyasında gerçekleşmesine zemin hazırlar.

2)Bilimsel gerçekçiliği edebiyata taşıyan natüralistler, eserin olayları ve kahramanları karşısında bir bilim insanı tarafsızlığına sahip olmuşlardır.

3)Natüralistler eserlerinde insanı ele alırken soyaçekim ve sosyal çevre üzerinde durmuşlardır. Natüralizme göre insanların huyları anne ve babadan aldıkları kalıtıma, başka bir deyişle soyaçekim özelliklerine bağlıdır. Başka bir deyişle insan sosyal çevre ile soyaçekimin bir ürünüdür.

4) Natüralist yazarlar romanlarında ayrıntılı betimlemeler yapmıştır.

5)Bu akımda genellikle, sorunlu, toplum tarafından dışlanmış kişiler anlatılır.

6) Natüralist yazarlar, eserlerinde toplumun tüm olumsuzluklarını ortaya koymuşlardır. Buradaki amaç insanları içinde bulundukları olumsuzluklardan kurtarmaktır.

7)Her ne kadar öykü ve tiyatro alanında da eserler verilmekle birlikte natüralizmin ağırlıklı olarak bir roman akımı olduğu söylenebilir.


Natüralizmin Dünya Edebiyatındaki Temsilcileri

Emile Zola, Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Gerhart Hauptmann.


Türk Edebiyatında Natüralizm

Edebiyatımızda natüralizm akımına en fazla yaklaşan sanatçı Hüseyin Rahmi Gürpınar olmuştur. 


10 Şubat 2025 Pazartesi

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 6. Hafta



Atasözleri ve Anlamları

Cahile söz (veya laf) anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür (veya zordur):

Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın deve hendekten atlatılamaz, cahile söz anlatmak bundan da zor bir şeydir. 


Cambaz ipte, balık dipte gerek:

Kişi uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır. 


Caminin mumunu yiyen kedinin gözü kör olur:

Kendisini yetiştiren kimsenin malına hıyanet eden, el uzatan kimse cezasını bulur. 


Can bostanda bitmez:

İnsan, canının değerini bilmeli, onu yıpratmamalıdır. 


Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez:

Sıkıntı çekmemiş olanlar, eriştikleri rahatlığın ve mutluluğun değerini bilemezler. 


Deli arlanmaz, soyu arlanır:

Densizce, delice iş yapanlar yaptıklarından utanacak durumda değillerdir ama ailesi, yakınları onların davranışlarından üzüntü duyarlar, utanırlar. 


Deliye taş atma, başını yarar:

Davranışlarında çılgınlık bulunan kimseye dokunma yoksa sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun.


Deyimler ve Anlamları 

Deli kızın çeyizi gibi:

Bir arada sergilenen ve birbirine yakışmayan (eşya).


Deli pösteki sayar gibi:

Çok karışık, çok ayrıntılı, sıkıcı bir işle uğraşma.


Pösteki, "koyun veya keçi postu" anlamına gelir. 


Pösteki saymak:

İçinden çıkılmaz bir iş yüklenip uğraşmak.


Koyun kaval dinler gibi dinlemek:

Hiçbir şey anlamadan dinlemek. 


Çoban kulübesinde padişah rüyası görmek:

İçinde bulunduğu duruma uygun düşmeyen düşler kurmak.


Ocağı kör kalmak:

Soyu tükenmek, soyunu devam ettirecek bir çocuğu olmamak.


Eğrisi doğrusuna gelmek:

Olmayacak gibi görünen bir işin, bir girişimin, rastlantı sonucu olumlu bitmesi.


(Kaynak:TDK) 


Diğer listelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. 

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 1. Hafta

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 2. Hafta

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 3. Hafta

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 4.Hafta

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 5. Hafta


9 Şubat 2025 Pazar

Anı (Hatıra) Nedir? Özellikleri ve Örnekleri


Yaşanmış olayların, üzerinden belli bir zaman dilimi geçtikten sonra anlatıldığı yazı türüne anı (hatıra) denir. 

Anı (Hatıra) Türünün Özellikleri Nelerdir? 

1)Anlatan kişinin bizzat yaşadığı ya da tanık olduğu olaylar anlatılır. Bu nedenle anı türünde olaylar birinci şahıs ağzından anlatılır. 

2) Söz konusu olayın yaşanmasının üzerinden belli bir zaman dilimi geçtikten sonra olaylar kaleme alınır.

3) Yaşanan ya da tanık olunan olayın kişinin belleğinde iz bırakır nitelikte olması esastır. 

4) Anı (hatıra) türünde kişi yaşadığı ya da tanık olduğu olayı samimi bir dille anlatır. 

5) Anı türünün geçmişi aydınlatma, geçmiş hakkında bilgi verme başka bir deyişle tarihsel olaylara ışık tutma gibi bir işlevinin de olduğunu söyleyebiliriz. 


Anı (Hatıra) Türüne Örnek 

2005 yılının sonbaharıydı diye hatırlıyorum. O zaman insanlarının sıcak ve içten olduğu, herkesin birbirini tanıdığı güzel bir mahallede oturuyorduk. Beş katlı bir binanın üçüncü katında oturuyorduk. O evin mutfağının balkonunda zaman geçirmeyi çok seviyordum. Günlerden birinde havanın güzel olduğu bir günde kitabımı okumak için balkona çıkmıştım. Balkona çıktığımda karşılaştığım manzara beni çok şaşırttı. Balkonda sevimli bir kedi vardı. Peki balkonumuza nereden girmiş olabilirdi bu kedi? Çok geçmeden anladım. Balkonumuza yakın mesafede bir pencere vardı. . Pencereyle balkon arasında ise uzak bir mesafe yoktu. İşte oradan girmişti kedi. Hemen anneme haber verdim ve kediyi beslemeye başladık. Artık her gün bizim balkona uğrar olmuştu bu sevimli kedi. Aradan bir ay geçmişti. Artık kedi balkonumuza uğramaz olmuştu. Çok geçmeden anladık ki bu sevimli kedi, mahalle sakinleri tarafından uzak bir yere götürülmüştü. Muhtemelen bu sevimli kedinin uğradığı ev sadece bizim ev değildi ve bu durum mahalle sakinlerini rahatsız etmişti. O gün bu gündür ne zaman bir kedi görsem aklıma o sevimli kedi gelir. 


Yukarıdaki metinde yazar yaşadığı ve belleğinde iz bırakmış bir olayı üzerinden belli bir zaman dilimi geçtikten sonra anlatmıştır. Bu nedenle yukarıdaki metnin türü anı (hatıra)dır. 


Anı Türü ile Günlük Türü Arasındaki Fark 

Anı türünde kişinin yaşadığı ya da bizzat tanık olduğu olay üzerinden belli bir süre geçtikten sonra anlatılırken günlük türünde kişinin yaşadığı olay günü gününe ve sıcağı sıcağına anlatılır. 


2 Şubat 2025 Pazar

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 5. Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

Baca eğri de olsa duman doğru çıkar:

Yaradılıştan iyi ve doğru olan kimse, ne denli elverişsiz ortam içinde bulunursa bulunsun niteliğini yitirmez. 


Bağ bayırda, tarla çayırda:

Her şey kendisi için en elverişli ortamda gelişir, verimli duruma gelir. 


Bağa bak, üzüm olsun, yemeye yüzün olsun:

Kişi, karşılık beklediği işten istediğini alabilmek için gereken harcamaları yapmalıdır. 


Baht olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta:

Kişi kötü yazgılı olursa giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç alamaz. 


Bakan yemez, kapan yer:

Bir şey yalnızca bakmakla elde edilemez, onu ele geçirmek için davranmak gerekir. 


Baktın kar havası, eve gel kör olası: 

Tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır.


Bal bal demekle ağız tatlanmaz: 

Sözde kalan dilek ve tasarıların iş bitirmede hiçbir etkisi olmaz.



Deyimler ve Anlamları 

Eteği belinde:

Kıvrak ve hamarat. 


Eteğinde namaz kılınmak:

İçi dışı çok temiz kişi olmak.


Eteğiyle mum söndürmek:

Uygun olmayan biçimde iş yapmak, sakar olmak, üstünkörü davranmak.


Eteğindeki taşı dökmek:

Bütün bildiklerini açıklamak.


Eteğinden ayrılmamak:

Peşini bırakmamak. 


Kırk kapının ipini çekmek:

İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.


Kırk evin kedisi:

Birçok eve girip çıkan (kimse).


Kaynak: TDK 



Popüler Yayınlar